Bu kadar kolay bir çalışma gerçekten işe yarıyor mu?

Bu kadar kolay bir çalışma gerçekten işe yarıyor mu?

“Çalışma” ile  ilk karşılaştığınızda ve incelemeye başladığınız zaman karmaşık olanı seven zihin bu soruyu sorabilir.

Dört tane basit soru ve arkasından gelen tersine çevirmeler  beni nasıl özgürlüğe götürür? Mutluluğu bulmama, hayatımda olumlu yönde değişimlere bu kadar basit bir yöntem yardımcı olabilir mi?

O kadar basit ki zihnimiz ilk duyduğu zaman algılamakta zorlanır. ”Zor elde edilen değerlidir, bu kadar basit bir çalışma olamaz.” gibi zihin kayıtları da bu şüpheyi destekleyebilir.

“Çalışma” bir inanç sistemi değildir. Bir spiritüel farkındalık değildir. Bir konusu ve öğrenilmesi gereken bir sistemi yoktur. Sadece bana stres yaratan düşünceleri sorgulamayı öğretir.

Her olumsuz düşünceye inandığım zaman nasıl hissettiğimi ve bu düşünceye bir an için inanmamayı denediğimde ne olduğunu bana gösteren bir sorgulama yöntemidir.

Tercih benim. Ya bana acı veren, üzüntü veren ve beni sınırlayan düşüncelere inanarak ve o acının içinde kalarak yıllarımı, bazen bütün ömrümü geçirmeyi seçerim,veya bu sade ve etkisi çok derin çalışmayı seçerek o olumsuz düşüncenin beni bırakmasına yaşamımda  şahit olurum. Seçim her zaman bende.

 

Olumsuz bir düşünceyi “Artık düşünmüyorum” diyerek zihnimden uzaklaştıramam. Bastırabilirim, yok sayabilirim. Artık beni rahatsız etmiyor zannedebilirim. Üzerini kapatabilirim.

Farkında olmasam da beni etkilemeye devam eder. Direnç gösterdiğim herşey güçlenir. Bana acı veren  yaşanmış olan olay değildir. Yaşanmış olan olay gerçektir.

Gerçek acı vermez. Gerçek sevgidir. Gerçek akıştır.

Bana acı veren, olan veya olabilecek olan hakkındaki düşüncelerimdir, zannetmelerimdir. Zihnimin geçmişte yaşanmış bir olayı , tekrar tekrar yaşaması veya  geleceğe yansıtarak beni korkutması ve benim bu hikayeye sorgulamadan inanmamdır. Hissettiğim acının ortadan kalkması ve beni özgür bırakması  sadece bu olay hakkında düşüncelerimi incelemekle mümkün olacaktır.

Bu çalışmayı tek başıma yapabilirim. Yavaş yavaş, adım adım, sadece sorulan dört basit soruya cevap vererek ilerleyebilir ve çok derinlerdeki gerçeğimi bulabilirim.

Benim gerçeğim  her zaman, her koşulda özgür, huzurlu , çoşkulu ve sevgi dolu olduğumdur.