Gerçek olandır. Olan doğrudur.

Gerçek olandır. Olan doğrudur.

Her yaşadığımız, Her deneyim, olumsuz olduğunu düşünsek dahi doğrudur ve hayrımızadır.Gerçekliği yaşanmış olduğundadır. Yaşam  sınırlı algımızla farkedemesek de kusursuzdur. Yaşamda   hata yoktur.
Bizim isyanlarımız, kabulsuzluğumuz, yaşananı  değiştirme çabaları ile dolu pişmanlık duygularımız yıllarca sürse, defalarca aynı olayı zihnimizde yaşayarak “böyle olmamalıydı” düşüncesi ile acı çeksek de  gerçek neyse odur, değişmez.Olan gerçektir.Gerçek  olandır ve  gerçek her zaman olumludur.
Olan hayattır, olan sevgidir.Her ne kadar zihnimiz yaşadığımız bazı deneyimlerin bizim için kötü, acı verici olduğuna ve değiştirmemiz gerektiğine inanmamızı söylese de her  deneyimimiz bize bir şey anlatır, bizi ruhsal gelişmemizde, içsel farkındalığımızda bir adım öteye taşır. Bize acı veren yaşadığımız olay değil, o olay hakkındaki düşüncelerimizdir. Yaşanmış deneyim gerçektir. Yaşanmış ve bitmiştir.Yaşanma nedeni bizim böyle bir deneyime gereksinimimiz olmasındandır.
Hayat bizimle deneyimlerimizle konuşur, her yaşanmışlığın içinde bize sevgi dolu bir mesaj vardır. Sevgi ile yaratılmış ve sevgi ile incelendiğinde içinde sevgiden başka bir şey bulmanın mümkün olmadığı bir mesaj.
Duymayı bilirsek, anlatılanı anlamaya açık olursak hayatın bizimle yolumuza çıkardığı deneyimlerle gerçekten konuştuğunu farkederiz.
Yaşantımızın bizi zorlayan  koşulları için aradığımız cevaplar bize her an sunulur. Yanımızdan geçen kişilerin sözlerinden kulağımıza gelen bir cümle, televizyonun önünden geçerken duyduğumuz bir  konuşma, bir şarkının sözleri, bir ilan panosunda gözümüze çarpan bir yazı, bir arkadaşımızın anlattıkları eğer dinlersek bize aradığımız cevapları her an verir.
Yaşamın sadece iyiliğimize ve hayrımıza çalıştığına inanarak yaşamak teslimiyeti kolaylaştırır. Hayatın akışına tam teslimiyet ve her deneyimin içindeki doğruyu ve güzeli görmek bize mutluluğa ve huzura götürecek yolun ilk adımlarıdır.